Dienstag, Februar 27, 2024

Sayın Ludwig, Viyanalı Türklerin oy kullanmasına izin verilmeli mi?

Büyük röportajımızın bir sonraki bölümü: Belediye Başkanı Michael Ludwig’e gelecekte Viyana’da kimlerin oy kullanmasına izin verileceğini ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın zamanda tekrar görüşüp görüşmeyeceğini sorduk.

Hier geht es zur deutschsprachigen Version.

Viyana | Tavanda bir avize asılı, duvarlarda altın çerçeveli resimler, köşede kırmızı kadife bir kanepe duruyor. Ve bu büyük, saygınlık uyandıran salonun ortasında başkentin en güçlü siyasetçisi duruyor: Belediye Başkanı, Vali ve SPÖ Viyana lideri Michael Ludwig. ZackZack Türkiye röportaj için kendisiyle bir buluşma gerçekleştirdi. Konu demokrasi, Viyana’da kimlerin oy kullanabileceği ve Belediye Başkanının yaklaşan Türkiye gezisi.

(C) ZackZack/Christopher Glanzl

ZackZack Türkiye: Avusturya dünyadaki en kısıtlayıcı vatandaşlık yasalarından birine sahip. Son Viyana Konferansı’nda, Alman Şansölyesi Willy Brandt’ın “daha fazla demokrasiye cesaret edin” sözünü alıntılayarak vatandaşlık reformu önerdiniz. Bu cümle sizin için tam olarak ne anlama geliyor?

Michael Ludwig: Evet, pek çok insanın seçimlere katılamadığı bir gerçek. Federal başkanlık seçimlerine yaklaşık 1,4 milyon oy kullanıldı. Seçimler siyaseti şekillendirmenin tek yolu değildir, ancak çok önemli bir yoldur. Ayrıca mevcut vatandaşlık yasasının da adaletsiz olduğunu düşünüyorum çünkü oturma izni söz konusu olduğunda çok güçlü ekonomik ve bunla ilintili sosyal engeller var. Kira ve diğer düzenli masraflar düşünüldüğünde bir kişi için en az 1.100 avroluk bir gelire ihtiyaç var. Bu durum, bazı sektörlerde çalışanların ikamet izni ve dolayısıyla vatandaşlık hakkı elde etmelerinin neredeyse imkânsız olduğu anlamına geliyor. Örneğin temizlik işlerinde çalışanların yaklaşık yüzde 90’ının Avusturya vatandaşı olmadığını düşündüğümde- bakım sektöründe de bu oran yüzde 70 ila 80 arasında- bunun çok güçlü bir ekonomik arka plana sahip olduğunu görebilirsiniz. Bunu siyasi açıdan adaletsiz buluyorum ve bu nedenle yüksek gelirli insanların Avusturya vatandaşlığına erişebilmelerinin iyi olduğunu düşünüyorum. Bu, ekonomimizi ve toplumumuzu ayakta tutan, ancak belki de gelir düzeyinin daha düşük olduğu sektörlerde çalışanlar için de mümkün olmalıdır.

(C) ZackZack/Christopher Glanzl

Bu arada, üçüncü ülke vatandaşlarına ilçe düzeyinde oy hakkı verilmesinin düşünülebilir olduğunu fikrindesiniz. Son Viyana seçimlerinde, Viyanalıların üçte birinin oy kullanma hakkı yoktu. Üçüncü ülke vatandaşlarının, yani Türkiye kökenlilerin de bir sonraki Viyana seçimlerinde oy kullanmalarına izin verilmeli mi?

Evet, ilçe meclisi seçimleri ile belediye meclisi seçimlerini her zaman birbirinden ayırt etmeniz gerekir. Bu ayrım Viyana’daki belediye meclisi ve il parlamentosu aynı olduğu için yapılmalı. Birçok gündemin belediye meclisi tarafından ele alınması, ancak yasaların il parlamentosundan geçmesi ve orada kabul ediliyor olması aradaki en büyük fark. Bu, yasaların kabul edildiği her yerde Avusturya vatandaşlığının gerekli olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla, yabancılar için belediye meclisi ve il genel meclisi düzeyinde oy kullanma hakkı bulunmazken, AB vatandaşları için ilçe düzeyinde oy kullanma hakkı bulunmaktadır. Viyana’da âdem-i merkeziyetçilik bağlamında ilçelere çok güçlü haklar verdiğimiz dikkate alındığında, bu katılım için iyi bir fırsat. Bunun sadece AB vatandaşlarıyla sınırlı kalmayacağını, bölge parlamentolarına katılım hakkının üçüncü ülke vatandaşlarına da açılacağını tahmin edebiliyorum.

Geleceğe bakacak olursak: Viyana’da yaşayan herkesin oy kullanmasına izin verildiği bir gelecek hayal edebiliyor musunuz?

Evet, elbette mümkün olduğunca çok sayıda insanın, oy hakkının da yardımıyla, genel olarak katılım fırsatına sahip olması güzel olurdu. Viyana’da her üç kişiden biri artık oy kullanamıyor, bazı bölgelerde bu sayı yarı yarıya, bazılarında ise daha da fazla. Nüfusun yapısı nedeniyle bunun zaten böyle olduğu bölgeler var ve bu nedenle SPÖ Viyana konferansında yaptığım öneriler de bu yöndeydi: daha fazla insanı dahil etmek ve onlara örneğin ilçe parlamentolarının oluşumunda da bir seçime katılma fırsatı vermek.

Federal hükümetle bir vatandaşlık yasası reformu konusunda anlaşamadığınızı varsayarsak, bir azınlığın çoğunluk üzerinde karar verebilecek olması demokratik politika açısından sorunlu bir ihtimal değil mi?

Evet, haklısınız, seçim yasasında ciddi değişiklikler yapılabilmesi için Avusturya Parlamentosu’nda, Ulusal Konsey’de ve Federal Konsey’de çoğunluk sağlanması gerekiyor. Özellikle FPÖ ve ÖVP arasında güçlü çekinceler bulunmakta. Bu konuda rasyonel bir yaklaşımın olmamasını, ancak siyasi değişim için her zaman duyguların kullanılmaya çalışılmasını üzücü buluyorum. İş piyasasındaki eksiklikle nasıl başa çıkılacağı, Avusturya iş piyasasında çalışmak üzere daha fazla insanın nasıl çekileceği üzerinde düşünmek daha mantıklı olacaktır ve bu da ancak burada yaşayan insanların da buraya tam haklarla katılma fırsatına sahip olduklarının sinyalini verirsek mümkün olacaktır. Hiç şüphesiz buna oy kullanma hakkı da dahildir. Dolayısıyla önümüzdeki birkaç yıl içinde bu tartışmayı rasyonelleştirmenin, duygulardan uzaklaşmanın ve ekonomi, işgücü piyasası ve aynı zamanda toplum ve siyaset için neyin iyi olduğuna bakmanın mümkün olacağını umuyorum. Bu nedenle katılım, entegrasyon için de her zaman çok önemli bir şeydir.

Türkiye’de 2023 yılında cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. İki hafta içinde Türkiye’ye seyahat edeceksiniz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ya da diğer AKP’li siyasetçilerle tekrar görüşecek misiniz?

Evet, ağırlıklı olarak ekonomik görüşmeler planlanıyor. Türkiye’ye yaptığım son ziyarette, ağırlıklı olarak bu ekonomik görüşmelerin hazırlıklarına ve aynı zamanda Türkiye Kentler Birliği ile yoğun temaslara odaklandım. Ben sadece Viyana Belediye Başkanı ve Viyana Eyaleti Valisi değil, aynı zamanda Avusturya Şehirler Birliği Başkanıyım. Viyana Belediyesi uzun yıllardır geleneksel olarak Türkiye’nin üç büyük şehri olan İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanı sıra diğer şehir ve bölgelerle de çok iyi ilişkilere sahiptir. Çünkü ulusal düzeyde de gerilimler yaşandığında, şehirler arasındaki temas ve ilişkilerin ekonomik olduğu kadar sosyal ve siyasi açıdan da çok olumlu etkileri olabileceği kanaatindeyim. İşte bu nedenle geçmişte, bugün ve kesinlikle gelecekte de farklı partilerden, CHP’den ya da AKP’den siyasetçilerle bir araya gelmeye devam edeceğim. Çünkü şehirlerde, örneğin İstanbul ve Ankara’da da çeşitli siyasi değişiklikler oldu. Parti ayrımı gözetmeksizin ilgili şehirlerdeki insanların çıkarlarına odaklanmamız benim için her zaman önemliydi ve Türkiye’ye yapacağım bir sonraki ziyaretimdeki toplantılar da kesinlikle Türkiye’de, Avusturya’da, özellikle de şehirlerde ekonominin nasıl güçlendirilebileceğine odaklanacak. Ve ilişkileri yoğunlaştırmak için neler yapılabilir, çünkü ekonomik olarak iyi ilişkiler genellikle insanlar üzerinde olumlu bir etki yaratır.

(C) ZackZack/Christopher Glanzl

Seçimler şimdi öne alındı. Ziyaretinizin araçsallaştırılmasından korkmuyor musunuz?

Evvela benim son ziyaretim sadece, Federal Şansölye, Ulusal Konsey Başkanı ve Dışişleri Bakanı benden birkaç hafta sonra Türkiye ile temasta bulunana kadar eleştirildi. Ardından medyadaki eleştiriler aniden sona erdi. Son ziyaretim sırasında resmi temasların yanı sıra Yahudi cemaati ve Ermeni grubu gibi dini cemaatlerin temsilcileriyle de görüştüm. Bu nedenle, her zaman çok kısa olan ziyaretlerimi – geçen sefer sadece bir buçuk gün geçirdim, ki bu da çok kısıtlı bir süreydi – mümkün olduğunca çok sayıda farklı siyasi grupla görüşmek için kullandım.

Siyasi bir dava nedeniyle hapis cezası ve siyaset yasağıyla karşı karşıya olan İstanbul’daki mevkidaşınızla bu kez de görüşecek misiniz?

Evet, İmamoğlu ile yazılı olarak ve Ankara’daki belediye başkanı ile iyi temaslarım var. Viyana, İstanbul ve Ankara arasında sırasıyla 2011 ve 2012’den beri anlaşmalarımız var ve belediye başkanının AKP’li ya da CHP’li olmasına bakmaksızın Ekim ayında Ankara anlaşmasını uzattık (editörün notu: Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş, eskiden MHP’liydi, şimdi CHP’li). Dolayısıyla parti siyaseti yapmıyoruz, ancak şehirler arasındaki işbirliğini yoğunlaştırmaya çalışıyoruz ve ayrıca Türkiye’nin iç siyasetine müdahale etmek bana düşmez, ancak dediğim gibi, ekonomik temasları yoğunlaştırmak için İstanbul Belediye Başkanı ve hükümet temsilcileriyle görüşüyorum.

(C) ZackZack/Christopher Glanzl

Belediye Başkanı ile gerçekleştirilen büyük röportajın bir sonraki bölümü kısa bir süre sonra yayınlanacak. Bir sonraki bölümde Ludwig’in “son nesil” iklim aktivistlerinin protestoları hakkında ne düşündüğüne odaklanılacak.

Röportaj Gabriel Hartmann ve Anja Melzer tarafından gerçekleştirildi. Fotoğraflar Christopher Glanzl tarafından çekilip, video ve ses Thomas König’e aittir.

Gabriel Hartmann
Gabriel Hartmann
Reporter für türkisch-österreichische Gschichten. Beobachtet die Entwicklungen und den Wahlkampf in der Türkei. Dil kılıçtan keskindir.
LESEN SIE AUCH

Liebe Forumsteilnehmer,

Bitte bleiben Sie anderen Teilnehmern gegenüber höflich und posten Sie nur Relevantes zum Thema.

Ihre Kommentare können sonst entfernt werden.

ZackZack gibt es weiter gratis. Weil alle, die sich Paywalls nicht leisten können, trotzdem Zugang zu unabhängigem Journalismus haben sollen. Damit wir das ohne Regierungsinserat schaffen, starten wir die „Aktion 3.000“. Wir brauchen 3.000 Club-Mitglieder wie DICH.